Tek bir silah
sesiydi o gece hayatıma yön veren. Uyanmayı istemediğim halde kabuslarıma eşlik
edip ‘ Anne ‘ diye çığlık atmıştım o gece ilk defa. Ve ilk defa seslenişimin ardından cevap
vermedi annem. İlk defa duyulmuyordu sesi tüm sessizliklerin içinde.
Birileri
sustuğunda korkarım ben. Korkularım düşer bütün susmaların içine. Ve ben,
düşmüşüm bu kötü oyunun en son ki perdesine
Hiç düşünmeden yerimden fırlayıp annemi
aradım, dışardan bakıldığında küçük ama ikimize kocaman bir yuva olan evimizde.
Ben aradıkça duvarlar büyüyordu gözümde, duvarlar saklıyordu sanki annemi,
bilerek, sadece ben görmeyeyim diye.
Henüz yedi yaşındaydım o silah sesiyle
uyandığımda. O zamanlar yalnızca annemin sesini aldıklarını düşünürdüm, geriye
sadece susmaların kaldığını. Yaşım ilerledikçe anlıyorum; meğer ne büyük bir
ÇIĞLIKmış annemin hayatı…
Ölümün kaçınılmaz
bir son olduğunu ilk babam göstermişti bana. Soğuk kış günleri ağır ağır nefes
alırken gözlerinde yaşama umudu gizlenirdi hala.Umutları göz kapaklarına sığmadan
veda etti bize. Kötü bir son değildi der
annem, huzur içinde öldü baban. Biz hiçbir zaman bilemedik; iyi bir şekilde son
bulan hayatların kötü başlangıçlara gebe olduğunu.
Babamın ölümünden sonra dışarıda ki herkes her
zamankinden daha çok irdelemeye başladı hayatımızı. Rolü olan ya da olmayan
bütün insanlar sahne alıyordu birer birer.
Birileri bizimle
oynamaya çalışırken diğerleri de dışarıdan izliyormuş. İzlemekle kalmayıp
ellerine oyuncak yapmışlar iplerimizi. Amcamın son zamanlarda bize daha sık
geldiğini o zamanlar bilemezdim elbette. Şimdi öğreniyorum ‘ babam ‘ olmaya
hazırlıyorlarmış onu.
Bazı şeylerin
ismini ‘üzerini ‘ kapatmak koymuşlar. Babamın ölümünü de böyle sileceklerdi
akıllardan. Akıllarınca bu plan temizleyecekti aslında herkesten bin kat temiz
olan hayatımızı. Ama kafalarında eksik tuttukları bir şey vardı; annem gururlu
bir kadındı. Gururlu bir hayat yaşadı ve öylede sürdürmeyi istedi. Bizi boyamak
istedikleri tüm renklerin üzerine koca bir okyanus döktü. Kabul etmedi; karşı
koydu bugüne kadar karşı konulması en zor şeye. Ve en acı son’la karşılaştı…
Her gece yatmadan
önce bir masal anlatırdı bana. Onun masallarıyla en güzel rüyalara dalardım.
Bir gece; bu defa
masal yok dedi annem. Bu defa kaçıp
gitmek masal olmayacak. Meğer günlerdir bunun hazırlığındaymış benden bile
saklamış kaçıp gitme planlarını.
O gece ilk defa kabus görmüştüm. Nefes nefese
ve korkunç bir sonla biten. Sonra; bittiğini sandığım kabus bir silah sesiyle
hayatıma kurşunlanmıştı . Evet dedim bu defa kaçmak masal olmayacak….

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder