25.6.12

Siz Hala SEYİRCİ misiniz ?


 
Tek bir silah sesiydi o gece hayatıma yön veren. Uyanmayı istemediğim halde kabuslarıma eşlik edip ‘ Anne ‘ diye çığlık atmıştım o gece ilk defa.  Ve ilk defa seslenişimin ardından cevap vermedi annem. İlk defa duyulmuyordu sesi tüm sessizliklerin içinde.
Birileri sustuğunda korkarım ben. Korkularım düşer bütün susmaların içine. Ve ben, düşmüşüm bu kötü oyunun en son ki perdesine
 
 Hiç düşünmeden yerimden fırlayıp annemi aradım, dışardan bakıldığında küçük ama ikimize kocaman bir yuva olan evimizde. Ben aradıkça duvarlar büyüyordu gözümde, duvarlar saklıyordu sanki annemi, bilerek, sadece ben görmeyeyim diye.
     Henüz yedi yaşındaydım o silah sesiyle uyandığımda. O zamanlar yalnızca annemin sesini aldıklarını düşünürdüm, geriye sadece susmaların kaldığını. Yaşım ilerledikçe anlıyorum; meğer ne büyük bir ÇIĞLIKmış annemin hayatı…

Ölümün kaçınılmaz bir son olduğunu ilk babam göstermişti bana. Soğuk kış günleri ağır ağır nefes alırken gözlerinde yaşama umudu gizlenirdi hala.Umutları göz kapaklarına sığmadan  veda etti bize. Kötü bir son değildi der annem, huzur içinde öldü baban. Biz hiçbir zaman bilemedik; iyi bir şekilde son bulan hayatların kötü başlangıçlara gebe olduğunu.
 Babamın ölümünden sonra dışarıda ki herkes her zamankinden daha çok irdelemeye başladı hayatımızı. Rolü olan ya da olmayan bütün insanlar sahne alıyordu birer birer.
Birileri bizimle oynamaya çalışırken diğerleri de dışarıdan izliyormuş. İzlemekle kalmayıp ellerine oyuncak yapmışlar iplerimizi. Amcamın son zamanlarda bize daha sık geldiğini o zamanlar bilemezdim elbette. Şimdi öğreniyorum ‘ babam ‘ olmaya hazırlıyorlarmış onu.

Bazı şeylerin ismini ‘üzerini ‘ kapatmak koymuşlar. Babamın ölümünü de böyle sileceklerdi akıllardan. Akıllarınca bu plan temizleyecekti aslında herkesten bin kat temiz olan hayatımızı. Ama kafalarında eksik tuttukları bir şey vardı; annem gururlu bir kadındı. Gururlu bir hayat yaşadı ve öylede sürdürmeyi istedi. Bizi boyamak istedikleri tüm renklerin üzerine koca bir okyanus döktü. Kabul etmedi; karşı koydu bugüne kadar karşı konulması en zor şeye. Ve en acı son’la karşılaştı…

Her gece yatmadan önce bir masal anlatırdı bana. Onun masallarıyla en güzel rüyalara dalardım.
Bir gece; bu defa masal yok dedi annem. Bu  defa kaçıp gitmek masal olmayacak. Meğer günlerdir bunun hazırlığındaymış benden bile saklamış kaçıp gitme planlarını.
 O gece ilk defa kabus görmüştüm. Nefes nefese ve korkunç bir sonla biten. Sonra; bittiğini sandığım kabus bir silah sesiyle hayatıma kurşunlanmıştı . Evet dedim bu defa kaçmak masal olmayacak….


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder