22.5.12

Bana Soracak Olsalar ;


Bir daha dünyaya gelecek olsam; Efsun çiçeği olmayı dilerdim. Masallarda anlatıldığı gibi hiçbir kalıba sığmayan. Sadece; elleri hafiften buruşmuş, göz altları çökmüş, yüreği yaşı kadar büyümüş Anneannemin ağzından çıktığı  kadar yaşayan ve mutsuz sonları görmeden solan… Mutlu sonlanan…

Ve belki birazda kulaklıktan dışarı taşan şarkılar olmak isterdim. Kimseyi rahatsız etmeden bir tını olarak sürüp geçsin hayatım. Fazla damdan düşer gibi hayret uyandırsın sesim. İlgi çekiyim ama meşgul etmeyeyim, kargaşadan zor kurtulmuş uykuya hasret ruhsuz bedenleri…

Bazen de Her mevsim yenilebilir bir meyve gibi geleyim hayata. Buna karşı gelecek tüm fırtınalara inat tutunayım dalıma sımsıkı. Hiçbir kusur bulunmasın aseletimden. Ve küçük avuçların içinde hevesle tüm damaklarda tat olayım…

Ha birde Meraklı bir Türk kahvesi olmayı isterim şimdilerde. Sırları; ağızlarda acı bir tat bırakıp yüreklere umut bağlayan telvesinde saklı. Her yudumda heyecanı arttıran, köpüğü bol, şekeri yerinde bir Türk kahvesi.
Titrek ellerde taşınıp ağır konulara misafir olan. Hoş sohbetlere eş, yeni başlangıçlara gebe, dilenen tüm dileklere umut olmak isterdim…
Kırk yıllık hatırla yola çıkan…


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder