Bir yazarın ayrılığını
anlatan rüyalar aradım uykularımda. Bir ayrılığın kabuslarını yaşadım,
sabahları ezan sesleriyle uyanışlarımda.
Kızıl gökyüzünde
yağmur aradım bu küçük şehre. Şöyle toprak koksa keşke, cadde cadde.
Hiç bir şeylerde ‘her
şey’ aradım bir hiçken. Hiç kaldım kendi ayrılığımda. Sislerle kaplı yüreğimde
hala seni yoklardım sen yüreğinle savaşırken.
Bir yazarın ayrılığı
ölümüymüş meğer. Tükenişini taşırmış mısralarında. Ben mısralarımda senden
ayrıldığımda anladım.
Gece gökyüzünde her
zaman izlediğimiz yıldızı aradım. Uzanıp da bir türlü tutamadığımız. Islak
çimenlere gitti ellerim. Hayallerimizi aradım. Bir yazarın eskiyen sevdasına
uzandım sessizce. Sonra düştüm yerimden. Düştüm kalemimden. Düştüm bir
ayrılığın en kuytu köşesinden…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder