27.1.12

Biraz Fazla Özlemek

Benim gözlerim ne zaman dolu dolu olsa daha net görünürdü İstanbul. Koca koca binalar küçülür, bütün şehir insanların kalp atışlarını dinlerdi.. Ve süzülecek olursa göz yaşlarım sicim sicim, insanlar arasndan biri daha son nefesini verirdi... 
hoşçakal demişti şair. Ne yazık, hoşça-kalamadım...


Özledim çok özledim ben. Doğduğum; koca kafalı hokka burunlu seyrek saçlı şehri çok özledim. Uzun bir caddenin kenarında olan evimi, karşı komşularımı, karşı komşularımla olan dostluğumu özledim. Bildiğim bir hacı amca vardı. Hacı olamamıştı ama hacı derlerdi ona. Hacı amcayı özledim. Aynı mahallede 3 ayrı okul birden değiştirmiştim. Hatırlıyorum küçükken acaba şuanda hangisindeyim diye düşünmekten kafam karışırdı. Üçünü de çok özledim.
Ayrı ayrı semtler de olan akrabalarımı, gidilen mesafeler de yaptığımız hoş sohbetleri, hiç bitmeyen siyaset tartışmalarımız dahi özlem kokar bana. 
Oradayken uçmak hayal olmazdı benim için. uçaklar sanki balkonumuzun yanından geçerdi. Uçabilmeyi isterdim hep. Uçabileceğim İstanbul'umu özledim. 
Okula gitmek için saat beşte kalkardım, yinede yetişemezdim. Yetişemediğim okul günlerimi özledim. Sokağın başındaki ekmek fırınını, cumartesi caddenin tam ortasına kurulan pazarları, insanların telaşlı hallerini özledim. 
Evimi, ailemi, İstanbul'umu çok özledim... 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder