29.1.12

Pardon Yalnızlara Yol Açar mısınız?


Uzun zamandır neden kendime ve kalemime karşı romantik olmadığımı düşündüm. Yinede bir cevap bulamadım. Sanırım zaten amacım bu. Ben bariz şekilde ‘romantik’ olmaktan kaçıyorum. Bu yüzden bir haftadır kalemden kağıttan uzak elimde dvd kumandasıyla sıkıcı bir tatil geçiriyorum. Sıkıcı ve dinlenmek için yetersiz. Bedenim elbette hiç olmadığı kadar memnun bu durumdan. Peki ama ruhum? Sabaha karşı 4 gibi kapanan gözlerim öğleden sonra 2 gibi açılıyor. Düzensiz yemek yemekde cabası.
Git gide bu durumdan şikayetçi olduğumu fark ettim. Sanırım en büyük patlamayı da bu sabah verdim. Güne koca bir bardak su içerek başladım. Alışılmadık bir saatte kalkıp- ki yine sabahın körü filan değil- iyi bir kahvaltı yaptım. Orta demli çayımı doldurduktan sonra gazetemi elime aldım. Daha okumadan günün tarihine takıldı gözlerim ‘ 29 ocak ‘. Koca bir ay ne çabuk geçmişti. En kötüsü de 29 ocak, ocağın bittiğini şubatın geldiğini simgelerdi. Şubatın gelmesi demek hiç de iyi değildi benim için.
Çünkü şubat ayında ortalık vıcık vıcık ‘romantiklik’ kokar. Duygusal bir akım başlar. Bu rüzgar, çocuğundan yaşlısına kadar –maalesef- herkesi derinden etkiler. Bazılarının yüreklerini bazılarının cebini sarsar. Ara sıra düşünebilen beyinlerden inanılmaz fikirler çıkar. Acaba nasıl bir sürpriz yapsam diye dolanan kızlar, yalnız olan arkadaşlarına kadar herkesi arar. ( yalnızları aramak tam bir görgüsüzlüktür söylemeden edemeyeceğim.) Erkekler karşı cinse göre sıradanlaşır kendilerine göre bu işi acayip büyüterek  havaya girerler. Bu fırtınalı günler öyle hızlı geçer ki. Zaman gelir, 14 şubat için doğar güneş bir kez daha. Aslında hiç de farklı bir şey yoktur. Yine doğudan doğmuştur güneş. Yine aynı saatte işe gider bütün insanlar.

Değişim insanların kalplerinde olmuştur. Beklentileri her zamankinden daha çoktur. ( hatta buna tavan yapmıştır da diyebiliriz.) 5 sayfalık mesajlar, sürpriz kahvaltılar, hediyeler ve 24 saatini de romantik geçirmeye mecbur olduğun-geçirmezsen genelde dişi olan taraf tepki gösterir- bir gün. Buda yetmez gibi 15 şubat, 16 şubat hatta 17 şubatta bu fazlasıyla ‘romantik’ olan günden nasibini almıştır. Ve kızlar arasında yapılan tüm konuşmalarla kapanır şubat ayı.
İşte bu –bana göre- gereksiz olan 1 gün insanların tam 1 ayını alır. Ve yapılan tüm şeyler bir süre sonra insan beynini kemirir gibi rahatsız eder.

İşte bu ‘romantiklik’ bana her zaman anlamsız gelir. İnsanlar birbirlerini sadece 1 gün için derinlemesine düşünmemelidir. Yada ne bileyim sadece o gün onun için bir şeyler yapmayı planlamamalıdır. Sürprizler hiç olmadık zamanlar da insana mutluluk veren şeylerdir. Bu yüzden 14 Şubat da yapılan hiç bir şey sürpriz olarak kalmaz akıllarda.
Ayrıca dünyada sadece mutlu çiftler yoktur arkadaşlar. Hadi birazda Yalnızlara yol açın. Ve şu aptal ‘romantik’ günü başka bir zamana erteleyin.

Nartun J

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder