Uzun zamandır neden kendime ve kalemime karşı romantik
olmadığımı düşündüm. Yinede bir cevap bulamadım. Sanırım zaten amacım bu. Ben bariz
şekilde ‘romantik’ olmaktan kaçıyorum. Bu yüzden bir haftadır kalemden kağıttan
uzak elimde dvd kumandasıyla sıkıcı bir tatil geçiriyorum. Sıkıcı ve dinlenmek
için yetersiz. Bedenim elbette hiç olmadığı kadar memnun bu durumdan. Peki ama
ruhum? Sabaha karşı 4 gibi kapanan gözlerim öğleden sonra 2 gibi açılıyor. Düzensiz
yemek yemekde cabası.
Git gide bu durumdan şikayetçi olduğumu fark ettim. Sanırım en
büyük patlamayı da bu sabah verdim. Güne koca bir bardak su içerek başladım. Alışılmadık
bir saatte kalkıp- ki yine sabahın körü filan değil- iyi bir kahvaltı yaptım. Orta
demli çayımı doldurduktan sonra gazetemi elime aldım. Daha okumadan günün
tarihine takıldı gözlerim ‘ 29 ocak ‘. Koca bir ay ne çabuk geçmişti. En kötüsü
de 29 ocak, ocağın bittiğini şubatın geldiğini simgelerdi. Şubatın gelmesi
demek hiç de iyi değildi benim için.
Çünkü şubat ayında ortalık vıcık vıcık ‘romantiklik’ kokar. Duygusal
bir akım başlar. Bu rüzgar, çocuğundan yaşlısına kadar –maalesef- herkesi
derinden etkiler. Bazılarının yüreklerini bazılarının cebini sarsar. Ara sıra düşünebilen
beyinlerden inanılmaz fikirler çıkar. Acaba nasıl bir sürpriz yapsam diye
dolanan kızlar, yalnız olan arkadaşlarına kadar herkesi arar. ( yalnızları
aramak tam bir görgüsüzlüktür söylemeden edemeyeceğim.) Erkekler karşı cinse
göre sıradanlaşır kendilerine göre bu işi acayip büyüterek havaya girerler. Bu fırtınalı günler öyle
hızlı geçer ki. Zaman gelir, 14 şubat için doğar güneş bir kez daha. Aslında hiç
de farklı bir şey yoktur. Yine doğudan doğmuştur güneş. Yine aynı saatte işe
gider bütün insanlar.
Değişim insanların kalplerinde olmuştur. Beklentileri her
zamankinden daha çoktur. ( hatta buna tavan yapmıştır da diyebiliriz.) 5
sayfalık mesajlar, sürpriz kahvaltılar, hediyeler ve 24 saatini de romantik
geçirmeye mecbur olduğun-geçirmezsen genelde dişi olan taraf tepki gösterir-
bir gün. Buda yetmez gibi 15 şubat, 16 şubat hatta 17 şubatta bu fazlasıyla ‘romantik’
olan günden nasibini almıştır. Ve kızlar arasında yapılan tüm konuşmalarla
kapanır şubat ayı.
İşte bu –bana göre- gereksiz olan 1 gün insanların tam 1
ayını alır. Ve yapılan tüm şeyler bir süre sonra insan beynini kemirir gibi
rahatsız eder.
İşte bu ‘romantiklik’ bana her zaman anlamsız gelir. İnsanlar
birbirlerini sadece 1 gün için derinlemesine düşünmemelidir. Yada ne bileyim
sadece o gün onun için bir şeyler yapmayı planlamamalıdır. Sürprizler hiç
olmadık zamanlar da insana mutluluk veren şeylerdir. Bu yüzden 14 Şubat da
yapılan hiç bir şey sürpriz olarak kalmaz akıllarda.
Ayrıca dünyada sadece mutlu çiftler yoktur arkadaşlar. Hadi birazda
Yalnızlara yol açın. Ve şu aptal ‘romantik’ günü başka bir zamana erteleyin.
Nartun J
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder