1.2.12

Tatil Yoksa Pollyanna Gözlüklerimiz Var

Ve bir Oğuzhan yazısı daha demek isterim ki, bu bir ilk. Kaleminden Polyanna doğuran arkadaşım ilk kez yazıyor.Umarım hepiniz seversiniz onu. :)




'' Selamlar!
Bu benim yeni yazım, hatta ilk yazım. Öyle havalı bi' şekilde girip cool gözükeyim dedim ama sanırım beceremedim. Burda yazış amacım depresif depresif yazıp sizin içinize dert olmak değil. Kimsenin midesine öküz gibi oturasım yok çünkü. Çok klişe bir laf olacak sanırım ama hayat kısa, üzülmeye değer mi?


Tatilin başlamasıyla birlikte herkes derin bir ohh çekip tatil planları yapmaya başladı. Nerden mi biliyorum? Ben de yaptım çünkü. Ama şu kötü hava koşulları ben de dahil olmak üzere birçok insanın programını iptal etti. İşin kötüsü "Acaba Mikail benim eğlenmemi istemiyor mu yaa?" modlarına falan girmekten son anda kurtuldum. Şimdi hazırsak Pollyanna gözlüklerimizi takıyoruz ve ben yazımı yazmaya, siz de okumaya devam ediyorsunuz. Taktık değil mi? O zaman başlayalım. Tatil diyince insanların aklına hep bir yere gitmek falan gelir. E doğal olanı da budur zaten. Ama Pollyanna gözlüklerimiz doğal olanın evde oturup dinlenmek olduğunu söylüyor. Neden mi? Çünkü insan tatile gitmek için hazırlanırken yorulur bi' defa. Ohoo o kadar bavulun altından nasıl kalkılır ki? Sonra hazırlan, git, eğleneceğim derken bi' ton yorul gel, bavulları boşalt, onları yıkamaya çalış, yıkadıklarını topla, ütüle, yerine koy falan. Onca gözümüzde büyüttüğümüz o büyülü tatil oldu size işkence. Oysa evde oturmak öyle mi? İstediğin saatte kalk. İstediğin saatte dışarı çık. İstediğin kadar yatıp karpuzu büyüt falan. Kebap iş valla. Hem evde oturup durmak herkesin harcı değil. Herkes evde oturamaz, diğerlerinden farkınız olmuş olur böylece. Düşünsenize ne kadar cool(!) Bu yazıyı "Şok şok şok, bir genç kendini avutmak için tatili kötülerken sıkıntıdan patlayıp hayatını kaybetti!" başlıklı bir haberin altında okuduğunuzu düşündüm de. Nasıl ironidir o öyle. Ya da "ağlasak mı gülsek mi" köşesinde. Gazetelerde böyle köşenin olmadığına eminim ama Pollyanna gözlüklerimiz varken her şeyi yaparız, demiyorum tabii ki de. Artık nasıl bir moda bürünüp kendimi nasıl kandırdıysam "Aman canım tatil olmasa ne olur sanki? Her şey böyle daha güzel eheh" demekten kendimi alamıyorum şuan. Bu Pollyanna gözlükleri fena çarpıyor. Çıkarmalıyız! Tabii bu duruma daha çok kendi uydurduğu bir şeye kendinin inanması durumu deniyor. Sanırım biraz karışık bir durum ismi oldu. Küçükken bir keresinde bize gelen misafir çocuğu odama sokmamak için "Yatağımın altında timsah uyuyor, odaya girersen evi yer. Bence girme." diyip çocuğu inandırdıktan sonra kendim de inanıp gece odamda uyuyamamıştım. İşte nasıl isimlendireceğimi bilemediğim karışık durum aynen böyle.


Kararımı verdim de eğer yaz tatilinde fazla gezemezsem yine buraya gelip sizi tatilden soğutmak için daha birçok şeyler söyleyeceğim. Gözlükler cepte kalsın, tatilin geri kalanında iyi tatiller!


Oğuzhan Uzun

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder