Şimdilerde bir sızıntı gibi geçiyor
ömrüm. Seni aklıma getirmediğim anlar var. Aklıma senden başkasının geldiği… Erkenden
sonlanan uykularım ve göz açıp kapayıncaya kadar geçen günlerim var. Eskilerden
hayli uzak, bir o kadar yeni düşlerim var.
Kendime itiraf edeli çok olmuyor bunu. Ellerim
terlemeye, yüzüm gülmeye başlayalı çok olmuyor sahi. Şehri boyardım sislerle, şimdi
kar yağsın diye bekliyorum bir çocuk gibi.
Bir çocukluk gibi ömrüm genç yaşımda. Bir
yaşlı ağaca imrenecek kadar tecrübeli. Sapa sağlam vücudu kırık dökük dalları
olan. Hala meyve verebiliyorlar üstelik.
Birde sigara içmediğimi itiraf edeyim. Sigarayı
bıraktığımı tek kişi için, kendim için bıraktığımı söyliyim. Nasıl olur tüm
bunlara sevinir miyim ? Üstelik sarhoş olmaktan dahi vazgeçmişken. Vazgeçmişken
en önce senden! Söylerim dururum bunu yorulmadan. Bir an bile usanmadan. Kulağım
hep işitir hep işitmek ister, her an. Bir şarkı söylemek gibi. Anlamlı ve özel.
Özel sadece birisi için. Onun için. O, sen değilsin. O en güzel şahıs şimdi. O avuçlarımın
karıncalanmasına sebep olan.
Ve o diye tanımladığım tüm olgun
meyveler, kışın doğan güneş ve sokak çocuklarına mutluluk.
Üstelik her şeyden habersiz her şeyden uzak.
Bedeni dahi kilometrelerce ötede olan. Sevgiye yakışan. Bir taverna hayal et
demiştim sana. İşte o bu sahnede en güzel duran. İçeride milyonlarca insan ve
biz gülüyoruz. Biz ağlamıyoruz ‘eski’ arkadaşım dostum sevgilim duyuyorsan beni
eskide kalan tek insan, biz gülüyoruz kötülüklere karşı. Hayata ve tüm
olumsuzluklara karşı biz gülüyoruz, en önce sana karşı…
Ve öncelerin sonralarla bana getirdiği
armağan. Her şeyin bir anlamı var tıpkı
masallar gibi. Gece sonunu duyamadığım masallar. Sonunu rüyalarımda kurduğum
masallar gibi bir anlamı var her şeyin. Üstelik sabah hiç beklemeden merak
ettiğim, uyuyakaldığımda söylediğim kelimeler. Sana gerçekleri itiraf
etmesinler yeter. Yeter senin yanında uyuya kalmayayım yeter. Yeter omzunu açtığında
gözlerim kapanmasın yeter. Tüm oyunlar bizim olmuşken, bir uçurtmayı dahi hayal
ederken, yeter sen bilme gerçekleri ben razıyım yeter.
Ve gel artık. Gel de imrensin bu
tavernadaki onca insan. Onca yürek kıskansın ve bizim gibi olmayı hayal etsin. Sen
beni üzmezsin, kırmazsın bilirim çok oldu epey oldu gideli, gel de görsün seni
eskiyen sevdam. Gel de göreyim seni hazır bunca özlemişken.
Her şeyin bir anlamı var tüm yazılanlar
gibi. Bu eskiye yazdığım son yazı. Benden bir hatıra bir gerçek son ‘sonunda’. İşte
gülüyor kalemim biraz mercimek kokuyor üstelik sen yokken hayatımda…

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder