16.2.12

Mercimek Kokusu


Şimdilerde bir sızıntı gibi geçiyor ömrüm. Seni aklıma getirmediğim anlar var. Aklıma senden başkasının geldiği… Erkenden sonlanan uykularım ve göz açıp kapayıncaya kadar geçen günlerim var. Eskilerden hayli uzak, bir o kadar yeni düşlerim var.

Kendime itiraf edeli çok olmuyor bunu. Ellerim terlemeye, yüzüm gülmeye başlayalı çok olmuyor sahi. Şehri boyardım sislerle, şimdi kar yağsın diye bekliyorum bir çocuk gibi.
Bir çocukluk gibi ömrüm genç yaşımda. Bir yaşlı ağaca imrenecek kadar tecrübeli. Sapa sağlam vücudu kırık dökük dalları olan. Hala meyve verebiliyorlar üstelik.

Birde sigara içmediğimi itiraf edeyim. Sigarayı bıraktığımı tek kişi için, kendim için bıraktığımı söyliyim. Nasıl olur tüm bunlara sevinir miyim ? Üstelik sarhoş olmaktan dahi vazgeçmişken. Vazgeçmişken en önce senden! Söylerim dururum bunu yorulmadan. Bir an bile usanmadan. Kulağım hep işitir hep işitmek ister, her an. Bir şarkı söylemek gibi. Anlamlı ve özel. Özel sadece birisi için. Onun için. O, sen değilsin. O en güzel şahıs şimdi. O avuçlarımın karıncalanmasına sebep olan.
Ve o diye tanımladığım tüm olgun meyveler, kışın doğan güneş ve sokak çocuklarına mutluluk.

Üstelik her şeyden habersiz her şeyden uzak. Bedeni dahi kilometrelerce ötede olan. Sevgiye yakışan. Bir taverna hayal et demiştim sana. İşte o bu sahnede en güzel duran. İçeride milyonlarca insan ve biz gülüyoruz. Biz ağlamıyoruz ‘eski’ arkadaşım dostum sevgilim duyuyorsan beni eskide kalan tek insan, biz gülüyoruz kötülüklere karşı. Hayata ve tüm olumsuzluklara karşı biz gülüyoruz, en önce sana karşı…

Ve öncelerin sonralarla bana getirdiği armağan.  Her şeyin bir anlamı var tıpkı masallar gibi. Gece sonunu duyamadığım masallar. Sonunu rüyalarımda kurduğum masallar gibi bir anlamı var her şeyin. Üstelik sabah hiç beklemeden merak ettiğim, uyuyakaldığımda söylediğim kelimeler. Sana gerçekleri itiraf etmesinler yeter. Yeter senin yanında uyuya kalmayayım yeter. Yeter omzunu açtığında gözlerim kapanmasın yeter. Tüm oyunlar bizim olmuşken, bir uçurtmayı dahi hayal ederken, yeter sen bilme gerçekleri ben razıyım yeter.

Ve gel artık. Gel de imrensin bu tavernadaki onca insan. Onca yürek kıskansın ve bizim gibi olmayı hayal etsin. Sen beni üzmezsin, kırmazsın bilirim çok oldu epey oldu gideli, gel de görsün seni eskiyen sevdam. Gel de göreyim seni hazır bunca özlemişken.


Her şeyin bir anlamı var tüm yazılanlar gibi. Bu eskiye yazdığım son yazı. Benden bir hatıra bir gerçek son ‘sonunda’. İşte gülüyor kalemim biraz mercimek kokuyor üstelik sen yokken hayatımda… 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder