17.2.12

Bugün İçimin Şemsiyelerini Kapattım


Bu akşam eve dönmek için otobüse bindiğimde hayatın her anında yalnız olmadığımı gördüm. Benimle aynı otobüse binen ve aynı yere giden insanları benimle aynı sanardım.
Yaşamlarımızı bir otobüsten ibaret kurardım kafamda. Bu akşam böyle olmadığına şahit oldum. Arabanın camına vuran kar taneleri üzerine düşündüm birazda.
Sonra aklıma çok farklı bir şey geldi. ‘Bir kar tanesi gibi ‘ insan olmak.

Yol biraz kapalı ve kar yüzünden arabayı yavaşlatıyordu. Bizde sallana sallana ağırdan alarak gidiyorduk evlerimize. Ben düşünmeye devam ettim. Dışarı bakarken Tekrar geçirdim aklımdan; bir kar tanesi gibi insanlar mıydık? Yoksa bir yağmur mu? Hangisini yakıştırırdık kendimize. Hangisinin sonu bizi mutlu ederdi. Ve hangisi daha çok tatmin ederdi? Tüm bunları cevaplamak için hayal ettim.

Bir kar tanesi olmayı kurdum kafamda. Sadece tek mevsim, bir yıl boyunca tek bir ay’da yağan. Belki özel ama epey zor olan.
Ayrıca gökyüzündeyken henüz keşfedilmeyen fakat keşfedilmeye de pek vakti olmayan.
Bunca uğraştan sonra yeryüzüne düşüp tüm beyazlığını kaybeden kar tanesi. Ne istenmeyen bir son olurdu insanlık için. Belki özel ama kısa.

Araba her durakta durmaya devam ediyordu. Her durakta dolmaya. Farklı yüzler aynı yüze bakıp biletlerini uzatıyordu. Farklı duygular içindeydiler. Kimisi kar tanesi olmanın peşinde kimisi hala yağmur dalması kalabilmeyi başarmışken.

Yağmur damlası olmayı başarmak dedim. Bir başarıdır bence hala öyle kalabilmek. Her mevsim yağmak. Her mevsim özgür olmaktır insan olmak. Farklı yerlere düşsen de yine yağmur kalmak. Belki kolaydır erkenden buharlaşmak ama sonsuzdur huzuru. Varlığı dağimidir. Hep söyleriz aslında bardaktan boşalır gibi olmak. Ve bazen inceden çisemek kargaşalı dünya üzerine…

Eve az kalmışken dolup coşan belediye otobüsünden iniyor insanlar yavaş yavaş. Ağır adımları var. Eminim biraz da korkak.
Kimi kar tanesi olmanın tedirginliğinde kimi hala yağmur olarak kalmışken, kalabilmişken…

İşte, şimdi iniyorum bende. Yağmur olarak iniyorum. Milyon tane damla taşıyarak içimde. İçimi ıslatarak iniyorum. İçimden memnunum.

Arkamı dönüp tekrar indiğim otobüse baktım; benim gibi milyon tane insanı tek bir yere ulaştırmak için bastı gaza. Kim bilir kaç kişinin daha ıslaktı üstü başı, en önemlisi sırılsıklamdı yüreği…




2 yorum: