Bu akşam eve dönmek
için otobüse bindiğimde hayatın her anında yalnız olmadığımı gördüm. Benimle
aynı otobüse binen ve aynı yere giden insanları benimle aynı sanardım.
Yaşamlarımızı bir
otobüsten ibaret kurardım kafamda. Bu akşam böyle olmadığına şahit oldum. Arabanın
camına vuran kar taneleri üzerine düşündüm birazda.
Sonra aklıma çok
farklı bir şey geldi. ‘Bir kar tanesi gibi ‘ insan olmak.
Yol biraz kapalı ve
kar yüzünden arabayı yavaşlatıyordu. Bizde sallana sallana ağırdan alarak
gidiyorduk evlerimize. Ben düşünmeye devam ettim. Dışarı bakarken Tekrar geçirdim
aklımdan; bir kar tanesi gibi insanlar mıydık? Yoksa bir yağmur mu? Hangisini yakıştırırdık
kendimize. Hangisinin sonu bizi mutlu ederdi. Ve hangisi daha çok tatmin
ederdi? Tüm bunları cevaplamak için hayal ettim.
Bir kar tanesi olmayı
kurdum kafamda. Sadece tek mevsim, bir yıl boyunca tek bir ay’da yağan. Belki özel
ama epey zor olan.
Ayrıca gökyüzündeyken
henüz keşfedilmeyen fakat keşfedilmeye de pek vakti olmayan.
Bunca uğraştan sonra
yeryüzüne düşüp tüm beyazlığını kaybeden kar tanesi. Ne istenmeyen bir son
olurdu insanlık için. Belki özel ama kısa.
Araba her durakta
durmaya devam ediyordu. Her durakta dolmaya. Farklı yüzler aynı yüze bakıp
biletlerini uzatıyordu. Farklı duygular içindeydiler. Kimisi kar tanesi olmanın
peşinde kimisi hala yağmur dalması kalabilmeyi başarmışken.
Yağmur damlası olmayı
başarmak dedim. Bir başarıdır bence hala öyle kalabilmek. Her mevsim yağmak. Her
mevsim özgür olmaktır insan olmak. Farklı yerlere düşsen de yine yağmur kalmak.
Belki kolaydır erkenden buharlaşmak ama sonsuzdur huzuru. Varlığı dağimidir. Hep
söyleriz aslında bardaktan boşalır gibi olmak. Ve bazen inceden çisemek
kargaşalı dünya üzerine…
Eve az kalmışken dolup
coşan belediye otobüsünden iniyor insanlar yavaş yavaş. Ağır adımları var. Eminim
biraz da korkak.
Kimi kar tanesi
olmanın tedirginliğinde kimi hala yağmur olarak kalmışken, kalabilmişken…
İşte, şimdi iniyorum
bende. Yağmur olarak iniyorum. Milyon tane damla taşıyarak içimde. İçimi ıslatarak
iniyorum. İçimden memnunum.
Arkamı dönüp tekrar
indiğim otobüse baktım; benim gibi milyon tane insanı tek bir yere ulaştırmak
için bastı gaza. Kim bilir kaç kişinin daha ıslaktı üstü başı, en önemlisi sırılsıklamdı yüreği…

Çok garip. Bu yüzden beğendim
YanıtlaSilteşekkürler efendim :)
YanıtlaSil