Bu kalabalık şehirde nasıl
yalnızlaşılır onu görüm iki günde. İki günde yalnız kaldım bütün
birlikteliklerden dışarıda. Ve kayboldum kendini arayan bedenlerin arasında…
Herkesin kulaklığından dışarı taşan
şarkı farklıydı bu şehirde. Bazıları kendi gürültülerini yaratmak için son ses
açtılar müziğin sesini, bazıları kayboldu, şehrin gürültüsüne yetemediler.
Tıklım tıklım otobüsler de ayakta kalan
60 yaşın üzerindeki yaşlılar oturan gençlere hayıflanırken, onlar duymazdan
geliyordu saatlerce gezdikten sonra yorulan bedenlerinin hatırına. Üstelik
şaşırtıcı olan bir şey daha vardı ki; insanlar inecekleri durakları mıh gibi
kazımışlardı akıllarına. Daha ötesine ömürleri boyunca gitmemişler sanki, her
şey inecekleri yere kadar yaşanmış ve bitiyor bir kaplumbağa hızında ilerleyen
hayatlarında. İki adım fazla atsalar ölecekler. Oysa ben yürümeyi tercih ederim
bir yerden bir yere varmak için. Mümkün değildi bu şehirde bir yerlere
yürüyerek ulaşmak.
Bir de uzansan tutacaksın ama her
seferinde kısa geliyorsun zamana. Ben daha sabahki çayımı yudumlarken sona
ulaşıyor tüm şarkılar nakaratlarını atlayarak.
Güneş doğduktan sonra yükselmeden
batıyor adeta. İnsanları tanıyamadan eskiyorlar ve yenilenmek için çok yaşlı
kalıyorlar hayata.
Ben kalemi elime her aldığımda bir ruh
daha ayrılıyor sıradanlaşan bedenlerden. Şehir onlar için boş ve gereksiz
sanki. Şehir onların yanında yavaş ve eksik kalıyor…
Bu pazarteside farklı hiç bir şey
olmadı. Orta yaşlı olup menopozunun ilk günlerini yaşayan kadınlar açtılar
storlarını, çapaklı göz kapaklarıyla ulaştılar şehrin ilk ışıklarına.
Bir damla uyku uyumayıp zevk almadığı
bedenlerden sıyrılan adamlar, aşksız sevişmelerinin sonunda kapıları çarparak
uzanıyor günün geciken saatlerine. Ve sabahlayan tüm gençlerin ezan vakti uyuya
kalışlarıyla başlıyor yeni bir gün daha en eski hızıyla.
Ben yine geç kalıyorum zamana ve yaşamaya. Her kelimem bir kağnı; bu rüzgarın esmelerini unuttuğu çıkmak
sokaklarda…
Deminden tamamen kopmuş ikinci bardak
çayım da ben dudaklarıma götürene kadar
soğudu kalemimi yarıştırma uğruna.
Bu kadarı fazla bile bu şehre;
- Hesabı alabilir miyim lütfen?

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder