26.11.11

BİR FOTOĞRAF DÜŞTÜ AKLIMA

Biraz düşündüm aslında. Yani neden tek bir fotoğrafımız bile olmadığını. Geçirdiğimiz yıllar kadar fotoğrafımız olabileceğini hayal ettim, arzuladım birazda. Sinirimden yırtıp atacağım tek bir fotoğrafımız bile yoktu. Bu düşüncelerle sokağa attım kendimi. Biraz ilerideki durağa giderken karşıdan gelen iki kişiyi gördüm. Siyah saçlı bakımsız bir kız. Yanında onun boylarında hafif sarı saçları olan bir erkek. Birbirlerine hiç durmadan bir şeyler anlatıyorlar. Onları izlemeyi sevdim, biraz daha baktım onlara. Birbirlerine olan bağlılıklarını gördüm. Ayrı kaldıkları yerlerde hep susmuş ve birbirlerinden başka kimseyle konuşamaz gibiydiler. İşim olmasına rağmen duraktan geçen arabaya binmedim. Daha fazla baktım. Konuşan erkeği dinlemeye doyamadığım da baktığım fotoğrafın bizim olduğunu anladım. Burada geçirdiğimiz sıradan günlerden bir tanesi duruyordu karşımda. Ben yaklaştıkça uzaklaşıyor ben kulak astıkça  kayboluyordu sesleri. Çıldırmış olduğum geldi aklıma. Ve belkide sarhoş olabilme ihtimalim. Günlerdir durmadan içtiğimi hatırlamam hayal gördüğümü kesinleştirdi bana. Bir daha ki arabaya hiç tereddüt etmeden bindim. İneceğim duraktan bir durak öncesinde bastım düğmeye. Neden yaptığımı bilmiyordum ama sarhoş olmama vurdum bunu da. Yürürken gözüm kamaştı ve biraz ilerideki çay bahçesinde oturan iki kişiyi gördüm. Yine aynı kişiler. Sen ve ben ayrı bir fotoğraftaydık şimdide. Büyük ağaçları olan ve çaylarını beğendiğim şu kaçınılmaz çay bahçesi. Masa örtülerini farklı bulduğunu söylerken gülmüştüm sana. Sanırım şu an ki kahkaham ona. yada saçma sapan bir şaka yapıp kendi kendime gülüyor olabilirim. ve muhtemelen budur. Buradan bakıldığında ne kadar aptal olduğumu anladım bir kez daha. Bana katlanıyor olman şaşırtıcı. Evet suratında o şaşkınlık ifadesi. Hayır hala sarhoşum ve gördüklerim asla yaşanmadı. 
Biraz daha yürüdüm. Başımın ağrısına aldırmadan yürüdüm. İleride yağmur yağıyordu. Evet bulunduğum yerde yağmıyordu fakat biraz ilerisinde bardaktan boşalırcasına yağıyordu. Tekrar iki kişi gördüm yağmurdan kaçan. Tek bir ceketin altına sığınan iki kişi. Islanmaktan korunmuyor gibiydiler. Islanmak umurlarında bile değildi. Birlikte ıslanmıyor olmaktı onları mutlu eden. Birlikte kaçıyor olmak. İşte baktığım farklı bir fotoğraf. Yanılıyor olabilir miyim dedim kendime. Hala sarhoş olma ihtimalim aklımdaydı derken tam karşımdaki parkta ağlayan bir kız gördüm. Yanında aynı erkek. Bunu nerede görsem hatırlarım. Sarhoş değildim. Baş ağrısından ölecektim ama kendimdeydim. Bu bendim. Bu bizdik. Öfkem ve sinirimden yırtıp atamadığım fotoğraflardı. Ben yırttıkça aklımda birleşen hiç çekemediğimiz fotoğraflarımız. Tekrar düşündüm, aslında milyonlarca fotoğrafımızın olduğunu düşündüm. Ne yana baksam görebilirdim onları. Girdiğim her sokakta bir tanesi asılıydı. Ve bazılarında milyon tanesi. Biraz daha  düşündüm sarhoş olabilir miydim. Hayır değildim. Ama sarhoş olmak için daha güzel bir zaman olamazdı. Ve biraz daha bira içip fotoğrafların geri kalan kısmına bakmaya devam ettim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder