Bayram telaşı şöyle
bir kenara dursun alışkanlıklarım hiç bir şeyi umursamıyor. Özel bayram
sabahlarındaki telaş hiç yoktur bende. Sabah erkenden kalkıp bayramlıklarını
geçirmek üzerine. Sanki herkesin yapması kural olan bir şeymiş gibi her yıl
bunu tekrarlamak. Ben biliyorum ki alışkanlıklarım bayram dinlemiyor. Onlar adeta
benim patronum olmuş. Bu koşuşturmadan habersiz dediğim dedik havalarında.
Bende tam olarak nasıl
bahsetmem gerektiğini bilmiyorum ama şöyle düşünün; size hükmeden bir şeyin altında
kalmaktan memnun olur musunuz? Evet işte
tamda bundan söz ediyorum.
Gece ne kadar geç
yatarsam yatıyım 9 olmadan uyanırım mutlaka. Sabah kahvaltılarını önemsememekle birlikte
bir bardak çay içmeden çıkamam evden. İşe giderken okula giderken kulaklıklarım
daimidir benimle ve beni ehileştiren James
blunt ilk sıralarda gelir. Vazgeçilmezimdir
çünkü onunla güne başlamak. 10 yıldır aynı gazeteyi bırakırlar kapımın önüne. Daima
yanımda iki tane kitap taşırım. Sevdiğim en güzel alışkanlıklarımdan biridir
bu. Aynı kupadan kahvemi içer aynı kafeye gider ve aynı insanlarla takılırım
gün içinde. Belirli bir çevrem vardır ve asla onun dışına çıkmayı sevmem.
Ben böyleyim sanırım
değişiklikleri çokta aramıyorum hayatımda. Sürprizlerden yeniliklerden pek
hoşnut değilim belkide. Yeni insanların yeni duyguların neler getireceğinden emin
olmamak canımı sıkıyor. Denizim aynı renkte olmalı ve aynı gökyüzüne bakmalıyım
hep.
Akşam eve geldiğimde bile aynı yorgunluğu
taşır bedenim diğer günlerle. Ne bir eksik ne bir fazla. Üzerimi ilk 1 saat
içinde değiştiremem asla. O süre içinde ailemle olmayı severim. Ve olurumda
daima. Babamla hep aynı tartışmayı süreriz hep aynı kanalda haberler açık olur
aynı spiker akşam haberlerini kesintisiz aktarır bize ve annem her gün aynı
uyarıyı yapmaktan asla sıkılmaz ‘ motorunuz soğusun biraz ‘
Hava kararmaya
başladığında kucağıma alırım Türk lokumunu o gün ki dizimi beklemeye başlarım
aynı heyecanla. Ayrıca ayrılmak zorunda
olduğum şeylerden epey zorlanırım. Sevdiğim ortamlardan uzun süreli sevgilimden
uzaklara gidecek olan arkadaşımdan taşınıyorsam evimden mahallemden her sabah
kapıya gelen eski Türk filmlerinden fırlayan kapıcımdan. Bırakmak ve kopmak
kelimeleri uzaktır bana.
Bunların yerine
gelecek olanları sokamam öyle hemen hayatıma. Yeni bir kapıcıyı bile
kabullenmek epey zordur benim için. Alıştığım havanın dışında nefes almakta
zorlanırım. Hep benimle olsun isterim alışkanlıklarım.
Ben böyle yazdıkça
sizde düşünmeye başladınız eminim. Dikkatli düşünün. Sırtlandığınız bu çantada
yanınıza aldığınız şeyler ne kadar önemli sizin için? Sizi onlardan başka ne
mutlu edebilir bu kadar ? başka bir kalem çizebilir mi sizin yaşamakla ilgili
olan resminizi.
Bir bütün olarak
geçiririz ömrümüzü. Bunun farkına varın. Yok hala varamıyorsanız oturup aynı
kanalı aynı ses tonuyla izlemeye devam edin. :)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder