7.11.11

RUTİNLERİME DOKUNMA


Bayram telaşı şöyle bir kenara dursun alışkanlıklarım hiç bir şeyi umursamıyor. Özel bayram sabahlarındaki telaş hiç yoktur bende. Sabah erkenden kalkıp bayramlıklarını geçirmek üzerine. Sanki herkesin yapması kural olan bir şeymiş gibi her yıl bunu tekrarlamak. Ben biliyorum ki alışkanlıklarım bayram dinlemiyor. Onlar adeta benim patronum olmuş. Bu koşuşturmadan habersiz dediğim dedik havalarında.
 
Bende tam olarak nasıl bahsetmem gerektiğini bilmiyorum ama şöyle düşünün; size hükmeden bir şeyin altında kalmaktan memnun olur musunuz?  Evet işte tamda bundan söz ediyorum.

Gece ne kadar geç yatarsam yatıyım 9 olmadan uyanırım mutlaka.  Sabah kahvaltılarını önemsememekle birlikte bir bardak çay içmeden çıkamam evden. İşe giderken okula giderken kulaklıklarım daimidir benimle  ve beni ehileştiren James blunt ilk sıralarda gelir.  Vazgeçilmezimdir çünkü onunla güne başlamak. 10 yıldır aynı gazeteyi bırakırlar kapımın önüne. Daima yanımda iki tane kitap taşırım. Sevdiğim en güzel alışkanlıklarımdan biridir bu. Aynı kupadan kahvemi içer aynı kafeye gider ve aynı insanlarla takılırım gün içinde. Belirli bir çevrem vardır ve asla onun dışına çıkmayı sevmem.

Ben böyleyim sanırım değişiklikleri çokta aramıyorum hayatımda. Sürprizlerden yeniliklerden pek hoşnut değilim belkide. Yeni insanların yeni duyguların neler getireceğinden emin olmamak canımı sıkıyor. Denizim aynı renkte olmalı ve aynı gökyüzüne bakmalıyım hep.
 Akşam eve geldiğimde bile aynı yorgunluğu taşır bedenim diğer günlerle. Ne bir eksik ne bir fazla. Üzerimi ilk 1 saat içinde değiştiremem asla. O süre içinde ailemle olmayı severim. Ve olurumda daima. Babamla hep aynı tartışmayı süreriz hep aynı kanalda haberler açık olur aynı spiker akşam haberlerini kesintisiz aktarır bize ve annem her gün aynı uyarıyı yapmaktan asla sıkılmaz ‘ motorunuz soğusun biraz ‘

Hava kararmaya başladığında kucağıma alırım Türk lokumunu o gün ki dizimi beklemeye başlarım aynı heyecanla.  Ayrıca ayrılmak zorunda olduğum şeylerden epey zorlanırım. Sevdiğim ortamlardan uzun süreli sevgilimden uzaklara gidecek olan arkadaşımdan taşınıyorsam evimden mahallemden her sabah kapıya gelen eski Türk filmlerinden fırlayan kapıcımdan. Bırakmak ve kopmak kelimeleri uzaktır bana.
Bunların yerine gelecek olanları sokamam öyle hemen hayatıma. Yeni bir kapıcıyı bile kabullenmek epey zordur benim için. Alıştığım havanın dışında nefes almakta zorlanırım. Hep benimle olsun isterim alışkanlıklarım.

Ben böyle yazdıkça sizde düşünmeye başladınız eminim. Dikkatli düşünün. Sırtlandığınız bu çantada yanınıza aldığınız şeyler ne kadar önemli sizin için? Sizi onlardan başka ne mutlu edebilir bu kadar ? başka bir kalem çizebilir mi sizin yaşamakla ilgili olan resminizi.  
Bir bütün olarak geçiririz ömrümüzü. Bunun farkına varın. Yok hala varamıyorsanız oturup aynı kanalı aynı ses tonuyla izlemeye devam edin. :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder