27.8.11

Hastane Kokusu Olacak Yazılarımda



Henüz 6 yaşındayken annemin elini tutmadan giremezdim;  o büyük kapıları olan, her yanı beyaz duvarlarla çevrili  binalara. En kötüsü de hiçbir yerde duymadığım, buna rağmen ciğerlerime kadar işleyen  kokuydu. Kokladıkça daha sıkı tutardım annemin elinden. Kollarıma sokup çıkartılan iğnelerden korkmazdım da annemin tedirgin olması beni de huzursuz ederdi o zamanlar.

Zamanla daha çok gelmeye, daha çok geçmeye başladım o büyük kapılardan.  Her geldiğimde yeni bir şey daha öğreniyordum . İnsanlar burada yaşıyordu, burada hayat buluyordu, şüphesiz yeniden doğuyorlardı. Peki neden böyle kokardı?
Daha sonra sadece doğumlar ve mucizeler olmadığını öğrendim.  Kaç tane hayat çürüdü bu hastanede tahmin bile edemedim.

Birkaç sene sonra annemle gelmelerimiz iyice arttı . Artık ben onun elinden tutmuyordum da o benim elimi tutuyordu sıkıca. Buraya her girişimizde yapar bunu. Elleri yumuşaktı tabi; ama korkaktılar. Korkarlardı boş kalmaktan.

Artık kokudan rahatsız olmamaya başlamıştım.  Bunu anneme söylediğimde ağlamaya başladı. Neresiydi burası;  
Bir kaçış ?
Bir kurtuluş ?
Bir son ?

O gece yatağıma yattığımda farkında olmadan hastaneyi düşündüm. Bunu sadece o kapıdan girerken yapardım. Oysa şimdi orayı daha çok merak ediyordum.
Düşleriniz…
Düşlerinizde hastane kokabilir miydi ?
Yatağımda yattığım son gece olduğundan habersizce gözlerimi kapar kapamaz  uyudum. Uyandığımda her yer beyaz her yer o kokuyla kaplıydı.
Düşlerim, düşlerimde kokar mıydı dedim.
Düş olmasını çok isterdim…


Şimdi camdan dışarıya baktığımda annesinin elinden tutan bir sürü çocuk görüyorum. Neden geldiklerinden habersiz.  Ne kadar duracaklarını bilmeden o büyük kapıları takılıyor gözleri.
 Seneler önce o gün keşke kapılara ve duvarlara değil de insanların yüzüne baksaydım. İnsanların yüzleri de kokar mıydı ? elbette kokardı.

Annelerinin ellerinden tutan çocuklara seslenmek istedim, biraz olsun onlara yetişmek. Gelmeyin demeyecektim. Sadece nefesinizi tutun. Çünkü bu koku zehirli, bu koku elinizden hayatınızı alır. Oyunlarınızı alır. Bu koku elinizden annenizin elini alır.

Buraya gelirken bilmediğim en önemli şey vücudumu saran bu hastalığın hayatımı da sarıyor olmasıydı.
Şimdi bu koku her sokakta var. Bu hastane kokusu; dünümde, bugünümde ve benim olan bütün yarınlarda var. Bana bakan herkesin gözlerinde. Sevdiğim insanın kalbinde. Adımlarımı attığım her yolun içinde.
Bu koku,  Bu koku annemin,  ellerinde var…

N.A

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder